Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği(ETİK) Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu(TÜROFED) Başkan Yardımcısı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı(TGA) Yönetim Kurulu üyesi Mehmet İşler turizmde önemli rakiplerimizden Yunanistan’ın Türk turisti çekmeye yönelik yeni ataklar yaptığını, vize kolaylıklarından sonra adalarda önemli vergi indirimlerine gittiğini açıkladı.
“VİZE KOLAYLIĞINDAN SONRA VERGİLERİ DE DÜŞÜRDÜLER”
İşler, Türkiye turizminin ise vergi ve maliyet kıskacında ezildiğine, rekabet gücünü kaybetme noktasında alarm zillerinin çaldığına, geç olmadan bunun görülmesi gerektiğine dikkat çekti.
YUNANİSTAN DOĞRUDAN TÜRKİYE PAZARINI HEDEF ALIYOR
Yunanistan’ın çok net bir strateji uyguladığını, ülkeye döviz girdisi sağlama yolunda devlet olarak turizmcisiyle işbirliği yaptığını, sektörün işleyişini kolaylaştırdığını ve rekabette en önemli faktörlerden olan fiyatların düşmesinde gerekli desteği sağladığını belirten ETİK Başkanı Mehmet İşler bunun tesadüf değil yıllara yayılmış bilinçli, planlı ve stratejik bir rekabet hamlesi olduğunu söyledi.
Mehmet İşler; “Yunanistan vergileri düşürüyor, fiyatları aşağı çekiyor ve doğrudan Türkiye pazarını hedef alıyor. Bugün Yunanistan, özellikle Doğu Ege adalarında yaptığı KDV indirimleriyle Türk turistleri kendi destinasyonlarına yönlendirmeye çalışıyor. Bu tesadüf değil, bilinçli, planlı ve stratejik bir rekabet hamlesidir. Edindiğimiz bilgilere göre, Yunanistan hükümeti tarafından, Rodos ve Girit hariç, Ege’nin doğusunda yer alan ve nüfusu 20 binin altında olan 24 adada KDV oranları düşürülmüştür. Yeni uygulamayla birlikte; standart KDV oranı %24’ten %17’ye,gıda ve konaklamada KDV oranı ise %13’ten %9’a indirilmiştir. Bu hamleyle, özellikle Oniki Adalar hattında fiyat avantajı yaratılarak, rekabet gücü artırılmıştır. Ana karaya kıyasla daha düşük KDV oranları; tatil maliyetlerinden, deniz turizmine, yat tedarikinden teknik servis hizmetlerine kadar geniş bir alanda ciddi bir maliyet avantajı ve tercih edilirlik sağlamıştır. Yunanistan, adaları Türk turistlerle doldurarak kendi ekonomik daralmasını telafi etmeye çalışırken, Türkiye’de turizm sektörü tam tersine her geçen gün daha ağır bir yükün altına sokulmaktadır. Bu çok üzücü bir durumdur. Artan vergiler, yükselen enerji ve girdi maliyetleri, enflasyonist ortam, döviz baskısı ve iç piyasadaki kontrolsüz fiyat artışları turizmi ciddi bir rekabet kaosuna sürüklemektedir.

