63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü Ragıp Türk’ün yönettiği “Taş ve Tüy” kazandı. Yeşim Ustaoğlu, “Artakalan” ile En İyi Yönetmen seçilirken törende özgürlük, adalet, emek ve Filistin’le dayanışma mesajları öne çıktı.
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Cam Piramit’te düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Ragıp Türk’ün yönettiği “Taş ve Tüy” En İyi Film ödülüne değer görülürken Yeşim Ustaoğlu, “Artakalan” ile En İyi Yönetmen seçildi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, festivalin gelecek kuşaklara ilham vermesini hedeflediklerini belirterek, “Daima sinemayla, daima sanatla, daima umutla; sinemanın ışığı hiç sönmesin” dedi.
Ulusal Jüri Başkanı Derviş Zaim ise sinemanın toplumsal sorunları görünür kılma gücünü vurguladı. Sinemanın yalnızca bir eğlence aracı olmadığını belirten Zaim, “Bir problemi çözmenin ilk yolu; onu anlamak ve görünür kılmaktır” diye konuştu. Zaim ayrıca gelecek yıllarda ses tasarımı, makyaj, kostüm, dijital efekt ve oyuncu seçimi alanlarında da ödül verilmesini önerdi.
EN İYİ FİLM “TAŞ VE TÜY”
Ragıp Türk’ün yönettiği “Taş ve Tüy”, En İyi Film ve En İyi Senaryo ödüllerinin yanı sıra En İyi Kurgu ve Cahide Sonku ödüllerini kazandı. Film, Film-Yön En İyi Yönetmen ve Sungu Çapan Sinema Yazarları En İyi Film ödüllerine de değer görüldü.
Ulusal jüri, filmi kentin çeperlerindeki yoksulluk ile toplumsal cinsiyet kimliğinin yarattığı çatışmaları yansıtmadaki başarısı nedeniyle ödüllendirdi.
Ödül konuşmasında sinemaya başlama hikâyesini anlatan Ragıp Türk, yönetmen olmaya Yeşim Ustaoğlu’nun film setinde karar verdiğini söyledi. Ustaoğlu’na kendisine verdiği ilham için teşekkür eden Türk, filmdeki kadın karakteri yaratırken hayatındaki kadınlardan beslendiğini belirtti. Yönetmen, ödülünü Nazire karakterine ilham veren annesine armağan etti.
USTAOĞLU’NDAN ÖZGÜRLÜK VURGUSU
Yeşim Ustaoğlu’nun yönettiği “Artakalan”, En İyi Yönetmen ödülünün yanı sıra En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Sanat Yönetimi ödüllerini kazandı.
Ödülünü Ulusal Jüri Başkanı Derviş Zaim’den alan Ustaoğlu, film aracılığıyla ülkenin doğasına ve yaşananlara yeniden bakma fırsatı bulduğunu söyledi. Yönetmen, “Belki daha iyi bir geleceğe, daha iyi bir yarına, ümide, özgürlüğe dair; çünkü bu bir özgürlük arayışıydı Elif için de benim için de” dedi.
“Artakalan”daki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu seçilen Öykü Karayel ise ödülünü “hepimizin özgürlüğü için haksız yere içeride olanlar” adına aldığını belirtti.
En İyi Erkek Oyuncu ödülü, Hüseyin Karabey’in yönettiği “Hakikatin Ölümü” filmindeki performanslarıyla Mehmet Günsür ve Mert Fırat arasında paylaştırıldı. Günsür, “Güzel günler gelecek; biz bunların filmini yapmaya devam edeceğiz” derken Fırat, “Hakikatin ölmediği, hakikatin arkasında yüreğimizle sağlam durduğumuz, vicdanımızla yaşadığımız günlere” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
ÖDÜLLER EMEKÇİLERE VE GAZZE’YE
En İyi Belgesel Film ödülünü Arda Sarıgül’ün yönettiği “Mükellef” kazandı. Sarıgül, ödülünü işçi sınıfına ve maden kazalarında yaşamını yitiren işçilere adadı. Yönetmen, “Bu ödülü, sinemamızda yeteri kadar temsil edilmediğini düşündüğüm işçi sınıfı adına almak istiyorum” dedi.
Belgesel Jüri Özel Ödülü ise Çağatay Yurt’un yönettiği “Kül ve Tuz”a verildi. Yurt, ödülün asıl sahiplerinin Gazze’de olduğunu belirterek savaşta yakınlarını kaybeden çocukların isimlerini andı.
Kısa Film Yönetmenleri Derneği Ödülü’nü “Porkatal” ile kazanan Sis Gürdal da anneleriyle birlikte cezaevinde bulunan çocuklara dikkat çekti. Gürdal, “Ben bu senaryoyu yazmaya başladığımda şu an Türkiye’de anneleriyle beraber cezaevinde olan yüzlerce çocuğun sesini duyurmak istedim; bu ödül onlar için” diye konuştu.
“BİR ANNE HAKKINDA”YA İKİ ÖDÜL
Emir Ziyalar’ın yönettiği “Kadim Mavi”, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü’nün yanı sıra En İyi Müzik ve En İyi Kurgu ödüllerini kazandı. Ziyalar, ödülünü yenilikçi denemeler yapacak yönetmenlere adadı.
Büşra Bülbül’ün yönettiği “Bir Anne Hakkında”, Behlül Dal En İyi İlk Film ödülüne değer görülürken filmdeki performansıyla Duygu Köse, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu seçildi. Bülbül, ödülünü tüm emekçi annelere adadı.
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü ise “Cinlerin Düğünü” filmindeki performanslarıyla İlhan Şen ve Erol Babaoğlu paylaştı.
ULUSLARARASI YARIŞMADA EN İYİ FİLM
Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film ödülünü George Ovashvili’nin yönettiği “Babalarımdan Biri Ay’dır” kazandı. En İyi Yönetmen ödülü ise “Nehir Treni” filmiyle Lorenzo Ferro ve Lucas Vignale’e verildi.
Uluslararası jüri üyesi Filistinli oyuncu Yasmin El Massrî, törende yaptığı konuşmada Filistin halkının sesini dünyaya duyurmak için mücadele ettiğini belirterek, “Halkımın, sesini dünyaya duyurmak için, hâlâ mücadele ettiği bir dönemde bana, sesimi duyurma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim” dedi.
Uluslararası yarışmada En İyi Kadın Oyuncu ödülü “Altı Haftalık Veda” filmindeki performansıyla Magdalena Laubisch’e verildi. “Riverstone” filminde rol alan Mahendra Perera, Shyam Fernando, Randika Gunathilaka ve Priyantha Sirikumara ise En İyi Erkek Oyuncu ödülünü paylaştı. Jüri Özel Ödülü “Minotor”a, Jüri Özel Mansiyon Ödülü de “Gece Yarısı Tüm Aşıklar”a verildi.
Ulusal Kısa Film Yarışması’nda Soner Alan’ın yönettiği “Kısa Akıl” En İyi Kısa Film seçilirken Melis Balcı’nın “Anaokulu” filmi Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.

